Tabusal Meraklar

Categories: Genel.

Şub 20, 2019 // By: // No Comment

(NOT: Burada yazan ve yayımlanan tüm hikayelerim, tamamen hayal ürünüdür. Hiçbir yerden alıntı değildir. Başka sitelerde (örn:watpadd) aynı hikayeyle karşılaşmanız durumunda bilin ki, oradaki hesap da bana aittir.)

Keyifli Okumalar

Abim, etrafımızdaki bütün insanlardan daha farklı olmayı başarmış birisiydi hayatı boyunca. Davranışları, alışkanlıkları, ilgileri ve daha birçok yöneyle farklıydı. Benim için en önemli özelliği ise, bana karşı daima babamın dahi göstermediği bir sevgiyle yaklaşmış olmasıydı. Sanki o benim abim değil de gerçek babamdı.

Evimiz ufak olduğu için abim üniversiteye başlayana dek aynı odada kaldık. Daha büyük bir eve çıkmak, ne gariptir ki, hiçbir zaman gündeme gelmemişti; çünkü durumdan hiç kimsenin rahatsızlığı yoktu. Abim kendisini hep minimalist olarak tanımlamıştı konuşmalarında ve hayatını da bu şekilde sürdürmüştü. Odada, her şeyini bir arada tuttuğu masasının düzenine dokunmadığım taktirde istediğimi yapmama izin verirdi; ama ben yine de arada bir de olsa onu kızdırmak için masasını talan ederim.

Kızmazdı; ama fırsatını yakaladığı ilk anda ya üzerime çıkıp beni bayılana kadar gıdıklar ya da kucağına yatırıp popomu tokatlardı. Her ikisi de canımı yakmadığı ve kısmen hoşuma gittiği için hiçbir zaman şikayet etmedim.

Babamın umursamazlığı, annemin meşguliyeti derken bir yerden sonra iyice tek başımıza kalmış gibiydik. Bazı akşamlar uyumadan önce abimle koyun koyuna yatar ve sohbet ederdik. Bazen de sohbetimiz sırasında hemen duvarın arkasında olan annemlerin odasından sesler gelmeye başlar, biraz kulak kesilip annemin seslerini dinler ve kıkırdardık.

Lise bittikten sonra abim iki sene üst üste üniversiteyi kazanamadı. Bu yüzden sabahları dershaneye gidip, geri kalan tüm vaktini evde geçirmeye başlamıştı. Abim benden bir saat sonra eve gelir ve masasının başına geçip ders çalışmaya başlardı. Sadece ihtiyaçları için masadan kalkıyordu. İlk zamanlar abimin sürekli odada olmasından dolayı kıyafetlerimi değiştirirken veya kendimle ilgili özel olan bir şeyler yaparken tedirgin oluyor ve çekiniyordum; ama sonradan fark ettim ki benim ne yaptığım abimin hiç de umurunda değildi. Bunu ilk olarak duş alıp odama geçtikten sonra tam bornozumu çıkartmışken abimin odaya girmesiyle anladım. Çırılçıplak olmama ve açıkçası o an bacaklarımın arasını sakin bir şekilde okşuyor olmama rağmen, abim, ben yokmuşum gibi davranarak masasının başına geçip oturmuştu.

O ilk anda çok korkmuş olsam da, abimin umursamazlığını fark edince rahatlamıştım. İlerleyen zamanlarda ise onun bu umursamazlığından cesaret alarak daha rahat davranmaya başlamıştım. Yine de abimin sınırlarını merak ediyordum. Ne zaman tepki vereceğini veya dikkate alacağını anlamak için çok tehlikeli bir şey yapmaya karar verdim. O, odada otururken belirgin bir şekilde mastürbasyon yapacaktım. Eğer tepki verecek olursa bana olan iyi niyetini kullanmayı, işi şirinliğe vurup sıyrılmayı planlıyordum; ama abimin beni şaşırtabileceği ihtimalini de göz önünde bulundurmalıydım.
Planımı yaptıktan birkaç gün sonra uygulamaya karar verdim. Abim her zamanki gibi masasının başında oturup ders çalışırken, bornozuma sarınmış bir vaziyette odaya girdim. Kapıyı kapatıp yatağıma uzanarak bir süre dinlendikten sonra abime laf attım:

-Huh, yorulmuşum. Günün nasıl geçti abi?

-Sana nazaran rahat geçtiğini söyleyebilirim, dedi hafiften sırıtarak. Beni kıskandırmak ve sinirlendirmek istediği belliydi sesinden.

-Demek öyle, rahattı ha, dedim başımı sallayarak. Test mi çözüyorsun?

-Evet, akşam film seyretmek istiyorum o yüzden hızlıca günlük sorularımı bitirmem gerek.

-Çok mu bari?

-Pek sayılmaz, bir iki saate biter.

Benimle konuşurken ne durup başını kaldırmıştı ne de bir kez olsun arkasını dönüp bana bakmıştı. Tahmin ettiğim gibi ne yaptığımı umursamadan kendi işine devam ediyordu. O an, abimin sınırlarını test etmenin iyi olacağına karar verip bornozumu tamamen üzerimden sıyırdım ve yatağın içerisinde kendimle oynamaya başladım.

Başlarda sadece belirgin ve kesik kesik nefes alıyordum; ama abim hiçbir tepki vermedi. Bu yüzden işin dozunu arttırıp ciddi bir şekilde mastürbasyon yapmaya başladım. İlk birkaç saniyeden sonra kendimi kaptırmıştım; bacaklarımın arası ıslanmış ve zevk almaya başlamıştım. Sesimi hafiften yükselterek iniltiler çıkartıyordum. Bu arada bir gözüm sürekli abimdeydi; ama hala hiçbir tepki vermiyordu. Bir an durdum ve öylece baktım. En ufak bir farkındalık göstermemekte inat ediyordu resmen.

Sinirlendim ve daha yüksek sesler çıkarmaya başladım. İnadın yanı sıra gerçekten derin bir zevk almaya başlamıştım ve abime bakarak, onun fark etmesini umarak, hemen yanı başında mastürbasyon yapmak aldığım zevki, anlayamadığım bir şekilde daha da arttırmıştı. Sonra bir anda abim, bilgisayardan benim sesimi bastırması için yüksek sesle müzik açtı ve:

-Eğer biraz daha fazla ses çıkarırsan üst kattaki deli karı senin eve erkek attığını zannedecek, dedi.

Şoke olmuştum resmen. Abim tepki vermişti; ama yine de arkasını dönmemiş ve sözünü bitirir bitirmez tekrardan soru çözmeye yoğunlaşmıştı. Onun bu umursamazlığı tüm şevkimi alıp götürmüş ve sinirlerimi zıplatmıştı. Ayağa kalkıp hışımla bornozumu tekrar giydim ve odadan çıktım.

Banyoda aynanın karşısına geçmiş saçlarımı tararken, kendime bakıp o anı tekrardan hayal ettim. Mastürbasyon yarken bir şey beni zevkle doldurmuştu ve o şey, her ne kadar o an kabul etmemeye çalışsam da, abimin beni seyretmesi düşüncesi olmuştu. Bunu fark ettiğimde, o anı tekrar hayal etmeye başladım.

Ben bornozumu sıyırıp kendimle oynamaya başladığımda abimin dönüp bana baktığını, sonra kalkıp yanıma geldiğini ve bacaklarımdan başlayarak tüm vücudumu öpüp koklamaya başladığını hayal ederek tekrardan mastürbasyon yapmaya başladım. Vücudumu öpüp okşadığını, göğüslerimden başlayarak bacaklarımın arasına doğru indiğini ve diliyle bana zevk verdiğini düşünüyordum. Beni yalamasını, hatta daha da ileri giderek içime girip benimle birleştiğini zihnimde canlandırdım ve tüm bunları hayal ederken bir anda, lavabonun önünde bacaklarımdan süzülen sularla orgazma ulaştım.
Aynaya baktığımda bir an için içimi hoş eden bir utanç hissettim. Sonra hiçbir şey olmamış gibi saçlarımı tarayıp banyodan çıktım. Bornozumun önü açık bir halde salınarak odaya girerken, kapının önünde abimle denk geldik. Çay almak için mutfağa gittiği elindeki boş fincandan belli oluyordu; ama o an abim bir kez daha beni şaşırtarak tamamen ortada olan göğüslerime baktı ve eğilip sağ göğsümü sömürürcesine öptü. Öyle ki, resmen dudaklarıyla göğsümü söküp alacak gibiydi. Bir anda tüm vücudum ateş gibi olmuştu ve bacaklarımın arası hiç olmadığı kadar ıslanmıştı; deliğimden sızan sular bacaklarımdan aşağı hızla süzülüyorlardı.

Ben öylece olduğum yerde çakılıp kalmışken abim odaya döndü. Kapıdan içeri girerken bana dikkatlice baktı. Bakışlarının bacak arama yoğunlaştığını hissedebiliyordum ve o baktıkça kendime hakim olamıyor, bacaklarımdan daha fazla orgazm suyu süzülmesine sebep oluyordum. Abim bacaklarımın ve deliğimin ıslaklığını görünce, hiç beklemediğim bir şey daha yaptı ve iki parmağını birden bacak arama yapıştırıp sürtmeye başladı. Zaten alev alev yanan bedenim deli gibi kasılmaya başlamıştı. Korkuyordum ve aynı zamanda hiç almadığım kadar zevk alıyordum.
Birkaç saniye boyunca abim, parmaklarını bacak arama sürdükten sonra parmaklarını çekti. İki parmağı da bacaklarım gibi tamamen içimden akan sıvıya bulanmışlardı. Abim parmaklarına bakıp arkasını döndü ve parmaklarını ağzına sokup yalamaya başladı. Üst üste üçünü şoku geçiriyordum ve silkelenip kendime geldiğimde ağzımdan çıkan ilk tepki:

-Çok iğrençsin abi, oldu.

-Neden? Sen hiç kendi mahsulünün tadına bakmadın mı, dedi şaşkın bir ifade takınarak.

-Tabi ki de hayır, dedim.

-O zaman en kısa zamanda bakmalısın, dedi ve bir kez daha arkasını dönüp masasının başına geçti.

Bir an önce üzerini giyinip toparlansan iyi olur. Annemin işten gelmesine az kaldı.
Abimin uyarısıyla hızlıca terden ve ayaküstü olduğum orgazmdan dolayı ıslanan vücudumu kurulayıp kıyafetlerimi giydim. Odada durmak istemiyordum, bu yüzden salondaki koltuğa uzanıp yaşadıklarımı gözden geçirdim. Hayatı boyunca normal bir insan olmayan abim bir kez daha anormalce tepkiler ve davranışlarla bana, hayatımın en büyük şoklarından birini yaşatmıştı. Görünürde kızmam gerekse bile, elimi tekrardan bacaklarımın arasına soktuğumda, orada hissettiğim parmakların çok hoşuma gittiğini biliyordum.

Akşam geç vakitte abimle birlikte film seyretmeye karar vermiştik ve annemle babam odalarına geçtikten sonra biz de odamıza geçip abimin yatağına kurulduk. Abim film seçimini bana bırakmıştı, ben de onun film arşivi içerisinden bilmediğim yüzlerce filmin isimlerine bakarak karar vermeye çalıştım. Kanlı filmleri severdim bu yüzden yanında 16 yazan filmlerden birini seçtim ve izlemeye başladık; ancak yanılmıştım. Film beklediğimin aksine bol kanlı değil bol sevişmeli çıktı.
Yine de konusu ve sevişme sahneleri hoşuma gittiği için seyretmeye devam ettim. Abim ise önemli bir şey yokmuş gibi izliyordu; ama bu arada filmin cinsellik dozunun tavan yaptığı noktada annem ve babamın seslerinin rahat bir şekilde duyulmaya başlaması, abimle birbirimize garip garip bakıp bir anda gülme krizine girmemize sebep olmuştu.

Yatağın içinde birbirimizin üzerine yıkılarak gülüyorduk ve o sırada beklenmedik bir şey fark ettim: dirseğimi yanlışlıkla abimin bacak arasına yaslamıştım ve abim sakin durmasına rağmen aslında tamamen sertleşmiş bir organa sahipti.

İstifimi bozmadan gülmeye devam ettim; ama tenim resmen alev almıştı ve içim içimi kemiriyordu. Gündüz yaşadıklarım tekrardan gözümün önünde canlanmaya başlamıştı. Gülmeyi bitirdiğimizde abim sırt üstü uzanmış, ben de onun göğsüne doğru yatıp yaslanmıştım. Birbirimize bu kadar yakın olmamızın da etkisiyle, atık her türlü hınzırlığı yapabileceğime kendimi ikna edip elimi abimin pijamasından içeri sokup, külotunun üzerinden penisini yakalayıp sıktım. Abim ifadesini hiç bozmadan;

-Eğer biraz daha sıkarsan, o huzursuz şey elinde patlayabilir, dedi.

-Öyle mi? Neden huzursuz peki, diye sordum elimi penisinden çekmeden.

-Çünkü son zamanlarda kimse onunla ilgilenmedi ve bu gün Afrodit’in vücudunu görüp iyice huzursuzlaştı.

Gülümsedim. Abim beni Afrodit’e benzetmişti. Afrodit’ten geri kalır tek yanım onun göğüslerinin biraz daha iri olmasıydı. Abimin penisi, bıraksam etrafına saldıracak gibi zonkluyordu avucumun içinde ve resmen alev gibiydi. Bir anda tüm cesaretimi toplayıp;

-Benim onu rahatlatmamı ister misin, diye sordum. Abim şaşırmıştı. Suratıma bakıp söylediğim şeyi anlamaya çalışıyordu. Cevap vermeye çalıştı; ama saçma sapan şeyler söyledi bir anda:

-N.. Ne? Nasıl yani? Sen nasıl yapabilecek misin ki?

-Önce ben seni rahatlatırım sonra da sen beni rahatlatırsın böylece ödeşiriz, dedim o saçmalayama devam ederken.

Cevap vermedi. Yüzüme bakmaktan vazgeçip gözlerini tavana dikti; ama benim onun cevabını beklemeye daha fazla niyetim yoktu ve kendimi hafifçe aşağı doğu kaydırıp pijamasının içindeki elimle penisini tamamen kavrayıp dışarı çıkarttım. Belki odanın karanlık olmasında belki de gerçekten öyle olmasından, o an tam emin değildim; ama elimde tuttuğum ve gözlerimin önünde yükselen şey gerçekten kocamandı. Kendime doğru eğip gerçekten yanan başını öpüp yalamaya başladığımda daha da sertleşti. Kokusu çok hoşuma gitmişti ve beni cezp ediyordu. Çok fazla oylanmayıp ağzıma aldım ve her şeyi akışına bırakarak ufak hareketlerle abimin penisini yalamaya başladım.

Her hareketimde abimin vücudunun gevşediğini hissediyordum. Ufak hareketlerimi biraz daha uzatıp, tamamını ağzıma almayı denediğimde, penisini boğazıma kadar uzanmaya başlamıştı. Bir yandan abimin penisini yalarken bir yandan da pijamamın altını çıkartmış, ıslanan bacak aramı okşuyordum ve çok sürmeden abimin penisi kasılıp titreyerek, ağzımın içini akan beyaz sıvısıyla doldurmuştu. Tadı ve kokusu çok keskindi; ilk başta midemi kaldırsa da birazını yutunca hoşuma gitmişti. Hiç bırakmadan yalamaya devam etmiş, akan tüm sıvıyı yutup abimi tamamen gevşetmiştim. Şimdi ise gevşeme sırası bana geçmişti.

Abim kısa bir süre dinledikten sonra beni yukarı doğru çekip sırt üstü yatırmıştı ve üzerime çıkıp pijamamın üst kısmını da çıkardıktan sonra boynumdan itibaren tüm göğsümü öpüp yalamaya, göğüs uçlarımı hafiften ısırmaya başlamıştı. Gündüz aldığı sert öpücüğe nazaran çok nazik ve hafifti, yine de harika bir his veriyordu vücuduma. Göğüslerimden başlayıp yayılan ılık bir his tüm bedenime hakim olmuştu. Tamamen gevşemiş ve rahatlamış hissediyordum kendimi. Sonra yavaşça aşağılara doğru inmeye başladı abim. Göğüslerimin arasından geçti ve göbeğimi öptükten sonra başını tamamen ıslanmış olan bacak arama yerleştirdi. Dokunuşları dahi vücudumu baştan sonra ürpertiyordu. Hoş bir titreme yayılıyordu vücuduma.

Önce ufak hareketlerle kasıtlarımın etrafına yayılan ıslaklığı yaladığını hissettim. Sonra yavaşça bacaklarımın tam ortasına, suyun kaynağına yöneldi. Dilini ilk kez değdirip baştan sonra yaladığında vücudum kendi kendine anlamsızca kasıldı ve resmen yatağın içerisinde zıpladım. Abim ise buna aldırmadan yalamaya, dilini bacaklarımın arasındaki her noktaya ulaştırmaya başlamıştı. Yaptığı her şeyi net bir şekilde hissedebiliyordum. Dili vajinamın dudakları arasında geziniyor, ikiye ayrılan dudakların her irini şehvetlice öpüyor ve tekrar ikisinin arasına yerleştirdiği dilini yukardan aşağı gezdirmeye devam ediyordu. Arada bir daha da aşağı inip arka deliğimi öpüp yalıyor; ama ne olursa olsun ikisinin de içine girmiyordu.

Uzunca bir süre abim bacaklarımın arasında zevkin doruğuna ulaştırmıştı beni ve en az üç defa çok güzel bir şekilde orgazma ulaştırmıştı beni. En sonunda vücudum tamamen kendini bıraktığında abim doğruldu, penisini vajinamın üzerine koyup yaslandı ve beni kucağına alıp yatağın içerisinde ters döndü. Tekrardan kendisi alta geçmiş, sırt üstü uzanmıştı ve ben onun üzerinde, boylu boyunca uzanan penisinin üzerine oturmuştum.

İçime girmemişti; bakireydim ve bekaretimi bozmak istemiyordu. Bu yüzden yeniden bir taş gibi sertleşen penisini göbeğine doğru eğip, üzerine oturtmuştu beni. Vajinamım dudakları ikiye ayrılmış ve içine almak istercesine sarmıştı penisini. Abim elleriyle tüm vücudumu okşarken ben de yavaş hareketlerle penisinin üzerinde ileri geri kaymaya başlamıştım. Sevişmek bu olsa gerek, dedim içimden; çünkü içime girmeden defalarca birbirimiz boşaltmıştık ve boşaltmaya devam ediyorduk.

En nihayetinde abim de ben de tümüyle orgazma ulaştıktan sonra birbirimizin üzerine yığılıp kaldık ve o anda ilk defa abim bana bakıp dudaklarımdan öptü.

Bir süre o vaziyette dinlendikten sonra kalktım dolaptan aldığım havluyla tüm vücudumu sildim. Ardından abimin terlerini ve göbeğinin etrafına yayılan spermlerini de temizledikten sonra ikimiz de pijamalarımızı giyip, birbirimize sarılarak yatağa girdik.

Ona sırtımı dönmüştüm ve abim arkamdan sarılıp beni tamamen kollarının arasına almıştı. Tek vücut gibiydik yatağın içinde. Hiç bir şey söylemeden öylece uykuya daldık. Sabah uyandığımda abimi karşımda, benim yatağımda uyurken buldum. Annemlerin bizi yakalamaması için gece kalkıp benim yatağıma geçmişti. Gözlerini açtığında her zamankinden daha sıcak bir gülümse yerleştirdi yüzüne ve kalkıp yanıma geldikten sonra dudaklarıma derin bir öpücük kondurup banyoya gitti.

Abimle bazı tabuları tamamen aşmıştık; o üniversiteyi kazanana dek hemen her gün birbirimize oral seks yaptık ve birbirimizi çeşitli yollarla tatmin ettik. Abim içime girmemek konusunda ısrarcıydı, ben de üstelemedim zaten; ama evliliğimin ikinci ayında, balayından döner dönmez kendimi abimin kollarına atmıştım ve günlerce durmadan sevişmiştik.

Hayatım boyunca kimsenin beni onun kadar sevmeyeceğinden ve benimle onun gibi sevişmeyeceğinden emindim. Bu yüzden kocamdan ayrıldıktan sonra dahi abimi terk etmedim ve yanına taşınıp birlikte yaşamaya başladık.

About

Browse Archived Articles by

Related

Sorry. There are no related articles at this time.

Leave a Comment

Your email address will not be published.


Parse error: syntax error, unexpected ''' (T_ENCAPSED_AND_WHITESPACE) in /home/axla/public_html/wp-content/themes/laveo/footer.php on line 60