BODRUM’DA ÜÇLÜ AŞK – Part 1

Categories: Genel.

Şub 8, 2019 // By: // No Comment

Masmavi gökyüzü altında, istanbuldan başladığımız yolculuğun sonuna gelmek üzereydik. Bodrum’a yaklaştığımızda hava daha da sıcak ve kuru hissetmeye başlamıştı. Kız arkadaşımla bir dostumuzun bu yaz kullanmayacağı yazlığına gidiyorduk. Teklif ettiğinde çok sevinmiştik. Başka bir arkadaşı da orada olacaktı ama iki ayrı girişi ve ayrılmış iç düzeniyle ev herkeze rahatlık sağlayacak inşa edilmişti. Ayrıca diğer kişi, Serhat’ın da bizim gibi sanatçı olması rahatlatmıştı.

Haritadan bakarak tepede tek başına duran evin bizim ev olduğunu anlamıştık. Harika görünüyordu. Yeşilliklerin yanısıra rengarenk çiçekler bütün duvarları sarmıştı. Arabayla eve yaklaşırken keyfimize diyecek yoktu. Duvarın önünde park edip motoru durdurduğumuzda sadece bir kaç kuşun sesi duyuluyordu.

Eşyalarımızı bagajdan çıkartmadan içeriye girdik. Bakınıp seslendik ama Serhat ortalıkta yoktu. Zaten araba olmamasından da dışarıda olduğunu tahmin etmiştik. Arabamıza dönüp eşyalarımızı aldık. Boş olan odaya yerleşmemiz fazla vakit almadı.

Etrafı tanımak için evin içinde etrafında dolaştık. Binanın manzaraya bakan tarafındaki bahçede büyük olmayan bir yüzme havuzu vardı. En az bir ay kalmayı planlıyorduk. Binanın içinde dolaştık. Terasa çıktığımızda muhteşem manzara karşısında büyülemiştik. Açık denize uzaktan bakıyorduk. Mas maviydi. Hemen aşağıya baktığımızda da kendi havuzumuzu ve bahçemizi görüyorduk. Teras evin en çok yaşanacak yeri olarak hazırlanmıştı. Duvar kenarları kocaman yastıklarda doluydu. Bir yanda Ocak. Serpiştirilmiş sehpalar… Serpil le bir birimize bakıp “Gün batımında yiyip içmek için harika” dedik. Bizi çok güzel bir yaz bekliyor dedik. Bir birimize sarılıp uzun uzun öpüştük. Manzaraya bakmaya doyamıyordum.

Ben resim yapmaya ara verecektim buradayken ama Serpil başladığı romanını yazmaya devam edecekti. Çok verimli olacak gibiydi burası onun için. Serhat sinemacıydı. Onun da buradayken çalışacağını duymuştuk. Belki her kez bir birinin yaratıcılığına katkıda bulunur diye düşündük Serpil’le.

Biraz sonra Serpil “Bence bir kaç gün çalışmayayım ben. Önce keyfini çıkartalım buranın” dedi. ” Haydi mayolarımız giyip bir yerden denize girelim ” dedi. “Tamam! Hadi! ” dedim.

Odamızda soyunurken Sevgilimin o mükemmel vücuduna bakıp ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Minicik bikinisini giydiğinde, herkezin ondan gözlerini ayıramayacağını biliyordum. Kendisine bakılmasından çok hoşlanıyordu. Ilgi odağı olmayı ve özgürlüğünü çok seviyordu. Hayat doluydu. Ben de onunla ancak özgürlüğünü vererek birlikte olacağımı biliyordum. Beraber olduğumuz bu bir yılımız bu şekilde çok güzel geçmişti.

Arabamıza atlayıp daha önceden bildiğimiz bir plaja doğru yola çıktık. Açık pencereden çarpan rüzgar Serpil in sarı uzun saçlarını darmadağın ediyordu. Ikimizde çok keyifliydik. Bodrum denizi yol yorgunluğumuzu alıp götürecekti.

Denize girer girmez de beklediğimiz gibi oldu. Serpil bir çocuk gibi koşarak denize giriyor, yüzüyor, dalıyordu. Birimize sarılıp oynaşıyorduk. Denizin kumun ve güneşin güzelliğini sindire sindire bir kaç saat geçiverdi.

Eve geri dönerken uzaktan, terasta birinin olduğunu farkettik. Serhat olmalıydı. Araba evin yoluna girdiğinde Serhat da bizi farketti. El sallıyordu. Serpil “Bizi gördü bak” dedi beline kadar arabadan sarkıp el sallamaya başladı. Bir yandan da “HEEEEEEY!” Diye bağırıp kahkahalar atıyordu. Serhat bunun üstüne iki kolunu da kaldırıp sallamaya başladı. Onunla iyi anlaşacaktık belliki.

Serhat bizi kapıda karşıladı. Ortak arkadaşlarımız yüzünden gıyaben tanışıyorduk. Bir birimizin ne yaptığını da biliyorduk. Bu ve kişiliklerin uyuşması sımsıcak bir ortam yaratmıştı. Serhat “Geleceğinizi biliyordum. Akşam için yemeklik almaya gitmiştim” dedi. “Teras çok güzel oluyor gün batımında”. Serpil ” Biz de öyle düşündük ” dedi.

Serhat ” Hadi o zaman siz üstünüzü değiştirin sonra da yukarı gelin. Yemeğe başlayalım dedi. “Tamam” deyip odamıza gittik. Ben bir şort ve t-shirt giydim, Serpil de incecik uçuk mavi bir mini elbise. Çıplak omuzları güzel bacakları… Dayanılmaz görünüyordu. Yeni yanmış teni hafif pembeleşmişti. Minik terliklerini de giydi. Terasa çıktık.

Serhat “Tekrar Hoş geldiniz!” dedi karıma şöyle bir alıcı gözüyle baktı. “Harika görünüyorsun deyip sım sıkı sarıldı. Bir eli belinde, bir eli sırtındaydı. Yanağından öptü. Serpil de memnundu bu ilgiden o da cevap verdi. Serhat bana da sarıldı samimice. “Balık aldım. Rakıyla hoşunuza gidermi?” dedi. Tabii dedik. ” Tarık, O zaman sen salatayı yap” dedi bana. Ocağın yakınındaki bankoya geçtim. Domatesleri doğramaya başladım.

Sanki eski arkadaşlarmışız gibi eğlene eğlene yemek yapıyorduk. Serpil özellikle Serhat’ın ilgisini çekmeye çalışıyordu. Sık sık ona sataşıp rahatsız ediyordu. Serhat da hoşlanmıştı bundan.

Izgara üzerindeki balığın kokusu ortalığa yayıldıkca ne kadar acıklığımızı Anladık . Rakıları içmeye çoktan başlamıştık bile. Yerdeki o kocaman yastıklara yerleştik. Serhat bize balıkları getirdi. Biraz daha sakinleşmiştik. Gün batımında yemeğin keyfini çıkartıyorduk artık. Tatlı bir sohbet başladı. Bir birimizi çok az tanıyorduk. Merak ettiğmiz şeyleri sorduk bir birimize. Serpil Serhat’ın kız arkadaşı olup olmadığını sordu. Ciddi bir ilişkisinin olduğunu öğrendik. Çalıştığı için İstanbul da kalmıştı. Bazı hafta sonları gelebilir dedi. Bizim ilişkimizi sordu Serhat. Bir yıldır beraber olduğumuzu söyledik. Bir birimizi sevdiğimizi anlamıştı. Serpilin davranışlarının özgür kişiliğinden geldiğini farketmişti. Bize üstünde çalıştığı filmi anlattı. Serpil yazmakta olduğu yeni romanından bahsetti. Derin derin her konuyu konuştuk. Ben de burada resim yapmayacağımı ama fotograf çekmek istediğimi söyledim.

Sabah yol için erken kalkmıştık. Rakıyı da içinde iyice uykumuz gelmişti. Serpil in gözleri kapanıyordu. Biz yatsak iyi olacak dedik. Serhat, “Tamam o zaman siz yatın ben toplarım ortalığı” dedi.

Kalktı. Serpil in önünde durup elini uzattı. Kalkmasına yardım etti. Serpil sallanıyordu. “Ben seni odana götüreyim” dedi. Cevap vermesine fırsat bırakmadan kucaklayıverdi. O zaman Serhat’ın yakışıklılığının yanında ne kadar iri ve güçlü olduğunu da farkettim Birşey diyemedim. Serpilin mutlulukla gülümsediğini gördüm. Biraz bozulmuştum ama Serpil mutluydu. Onun boynuna sarıldı “Hadi beni yatağıma götür o zaman ” dedi şımarıkca. “Olur tatlı kız” dedi Serhat ve yürümeye başladı. Merdivenlerden yan yan inmek biraz zor oldu. Ben de arkalarından gittim.

Serhat kenara çekilip “Kapıyı açarmısın Tarık ?” dedi. Öne geçip açtım. İçeri girdi. Yatağın yanında durup biraz alçaldı ve Serpil’i yatağa atıverdi. Çok sert olmamasına dikkat etmişti yaptığı şakanın. Serpil şakacıktan ona kızarmış gibi yaptı ardından gülümsedi “Yine de teşekkür ederim” dedi onun gözlerinin içine bakarak. “Seninle tanıştığım için çok mutluyum” dedi, Serhat “Şimdi güzel güzel uyu sabah görüşürüz deyip eğildi. Serpil’i yanağından öptü. Bana dönüp omuzumu tuttu. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum. Çok güzel vakit geçireceğiz. ” dedi. “Evet ” diye Cevap verdim. Odadan çıktı.

Soyunup yatağa girdim. Serpil yatağın içinde elbisesini çıkartıp attı. Yarı uykulu bana sarılıp deli gibi öpmeye başladı. “Aşkım Serhat’ı istiyorum çok fena halde ” dedi. Hiç bir şey demedim. Bu arzusuna karşı koyamazdım. Çılgınca sevişmeyi başladık. Zaten bütün gece olanlar beni de çok azdırmıştı. Kulağıma “İçime gir Serhat!” Dediğinde zaten tahmin ettiğim şeyi anladım. Benimle değil Serhat’ sevişiyordu. Umarım duygularını fazla göstermez Serhat’a karşı diye geçirdim içimden. Çok fazla ortak arkadaşımız vardı.

Ertesi sabah kalktığımızda Serhat bize günlük plan yapmıştı bile. Civarda kimsenin bilmediği bir koya götürecekti bizi. Etrafı tanıtayım size sonra bensiz de gidersiniz diyordu. Hazırlanıp gittik. Herçekten de çok güzel ve özel bir yerdi. Yerleştik. Üstümüzdekileri çıkarttık. Serpilin minik ama kadınsı vücudu leylak rengi bikinisinin içinde çok güzel görünüyordu. Serhat, Serpil’i bikinisiyle ilk defa görüyordu. Şöyle bir süzüp, Islık çaldı. “Ne güzelmiş senin vücudun ” dedi. Serpil güldü. “Sen de hiç fena değilmişsin” dedi. Gerçekten Serhat’ın vücudu da çok iyiydi. Çalıştığı belli oluyordu. Kendimizi denize attık. Serinlemek çok iyi gelmişti. Pırıl pırıl güneşin altında kumlara uzandık. Dalgaların hafif sesi geliyordu.

Serhat “Dün akşam yattıktan sonra düşündüm” diye başladı söze. Bana bir senaryo yazmaya ne dersin.? Serpilin gözleri parladı. “Ciddimisin? Çok hoşuma gider”
-Aklında bir konu var mı peki?
-Ne yalan söyleyeyim ben de dün akşam yattıktan sonra bazı şeyler düşündüm, dedi Serpil yaramaz yaramaz.
-Ne düşündün? Senaryo mu?”

“Roman olarak düşünmustum ama şimdi çok iyi bir senaryo olabileceğini görüyorum. Bir birine aşık genç bir çift başka bir erkekle bir yazlık paylaşıyor ve kız onunla da bir ilişki yaşıyor. Üçü birlikte, yazı ve aşkı dolu dolu yaşıyorlar” dedi ve sustu Serpil. Ayni yaramaz bakışlara Serhat’ın cevabını bekliyordu. Ben de çok şaşırmıştım. Hepimiz aslında Serpil’in ne demek istediğini anlıyorduk. Serpil bana da bir bakış attı ama asıl Serhat’ın cevabını bekliyordu. Ben ağzımı açamadım. Ne diyeceğimi bilemiyordum. İki türlü de Serpil’i kaybetmekten korkuyordum.

Serhat, mesajı almamış gibi “Gerçekte olacak bir şey değil tabii ama bence çok güzel film olur. Zaten filmler hayallerimizi tatmin etmek için yapılamazmı?” Dedi.

“Neden gerçek hayatta olmasın ki?” dedi Serpil. Sesinde gerginlik vardı.

Serhat “Öteki erkek belki kızın sevgilisini üzmek istemez. Belki kendisinin de bir sevgilisi vardır aldatmak istemez. Ya da kızı sevgilisiyle paylaşmak istemez.”

Serpil duraksadı. “Bunların hepsi mi yoksa?” Dedi buruk bir ifadeyle. Artık açık açık soruyordu.

Serhat sakince ” Evet” dedi. “En başta bunu Tarık’a yapamam. Yoksa emin ol sana hayır demek benim için çok zor. ” Serpil istediği verilmemiş bir çocuk gibi biraz daha söylendi. Ama sonunda kabul etmiş görünüyordu Serhat’ın reddini.

Ben işin bu şekilde hallolmasından rahatlamıştım. Bütün günü plajda Serhat’a sorularla ve Sepil’in özgürlük felsefesini anlatmakla geçirdik. Tanışmamızın ikinci gününde bir birimizin pek çok özelini öğrenmiştik. Serpil hala ara sıra bu ilişkinin mümkün olduğunu iddia edip şirin şımarıklıklar yapıyor, bizi güldürüyordu. Ama hepimiz tavrımızı belli ettiğimiz için tepki göstermiyorduk.

Eve dönüp odamıza girdiğimizde konuyu açmamayı tercih ettim. Ama Serpil ” Serhat’a teklifime bozulmadın değil mi ?” Diye sordu. “Söylemeden bana haber verseydin iyi olurdu? dedim biraz bozuk. Bir şey demedi önce. Sonra “Haklısın seni kötü durumda bıraktım”dedi boynuma sarılıp özür diledi. Yanağımdan öptü. Gülümseyip “Tamam”dedim. Oda gülümsedi. “Rahat ol. Olmaz zaten. “dedi. “Bundan sonra bizim için bir film konusu bu sadece.”

Terasa çıktığımızda Serhat’ı orada bulduk. Hafif bir şeyler yiyerek filmi konuşmak istiyorduk. Yine sıcak sessiz ve güzel bir akşamdı. Senaryo konusunda anlaşmıştık. Ben de film de kameraman olabileceğimi söyledim. Zaten geldiğimizden beri sürekli fotograf çekiyordum. Çektiğim fotolar film için iyi bir hazırlık olurdu. Serpil ara sıra senaryoya ilgili aklına bazı detayları bize anlatıyor. Fikirlerimizi alıyor ve not ediyordu. Hikaye içinde olduğumuz durumun ve Serpil’in hayallerinin etrafında gelişiyordu. Artık bunu Serpil’in ilham kaynağı olarak görüyor, kabul ediyor hatta cesaretlendiriyorduk.

O akşam yatakta ona sarılmaya çalıştığımda, Serpil “Sana sarılırken Serhat’a ihanet deiyormuşum gibi geliyor” dedi. Şok olmuştum. Bir şey diyemedim. Bakışlarımı görünce açıklamak ihtiyacını hissetti. “Sen olmasan benimle olurdu şimdi. Onun da beni çok istediğini biliyorum seni üzmemek için yapmıyor bir şey.” Çok bozulmuştum “Tamam o kadar çok istiyorsan ayrılalım” dedim öfkeyle. “Hayır öyle değil. Ben seni çok seviyorum. Ama Serhat için de sorumlu hissediyorum.”

-Bir çaresi yok o zaman” dedim. Her kez katlanacak durumuna.
-Bu duygular içindeyken, seninle sevişmeyeceğim. Anlarsın beni değilmi?
-Ne kadar zaman için ?
-Bilmiyorum
Öfkeyle “Artık sevgilimle de sevişmeyeceğim öyle mi? Dedim. Arkamı döndüm. Sarıldı. “Sen de üzülme ama şimdi. Bu her kez için en iyisi. O da seni düşünüyor bak.” Omuzumu öpüp durdu bir süre. Sonra zar zor da olsa uyuduk.

Ertesi gün bir gerginliğimizin olduğunu Serhat farketmişti ama bildiklerinden dolayı olduğunu sanıyordu. Plaj ve film çalışmalarıyla bir günümüz daha geçti. Serpil yine hayallerini kağıda döküyor. Zaman zaman benden bunun nasıl görüntülenmesinin iyi olacağını soruyordu. Bu harika manzara ve ışık Serpil’in hayallerine iyi bir görsel ortam yaratıyordu. Bol bol fotograf çekiyordum. Ben de biraz daha gevşemiş, keyif almaya başlamıştım. Bir dinlenme sırasında Serpil Serhat’a “Dün akşam Tarık a söyledim. Onunla sevişmeyeceğim. Ikiniz de benim için önemlisiniz. Onunla sevişirsem sana haksızlık ediyorum gibi geliyor. ” dedi. Serhat bu ani itirafa şaşırmıştı ama hoşuna gittiğini farkettim. Bense bir kez daha bozulmuştum.

“Olurmu öyle şey? ” dedi Serhat. O senin bir yıllık sevgilin benle daha dün tanıştın. ”
“Olsun. Üçümüz bir takımız şimdi burada. Ben böyle hissediyorum.”
Serhat bana baktı. Ne diyorum gibilerinden. Sevgilimin karakterini bildiğim için söylenecek bir şey yoktu. O da anladı. Zaten hoşuna da gitmişti. “Tamam o zaman” dedi. Biz bir takımız. Platonik bir üçlüyüz.” gülerek. Serpil Serhat’a sarıldı. “Çocuklar, çok güzel bir film yapacağız birlikte” dedi.

Ertesi sabah yine terastaydık. Serpil başını kucağıma koymuş dizini kırmıştı. Ayaklarını Serhat’a doğru uzatmıştı. Serhat’ın bacaklarına yandan neredeyse dokunuyordu. Filmin teknik detaylarını konuşuyorduk. Serpil bundan sıkılmıştı. Ara sıra kızdırmak için ayağıyla Serhat’ı ittirmeye başladı. Bunu önce önemsemeyen Serhat, Serpil’in daha sertleşen darbelerine karşı “ Hey! Yapma!” deyip bir yana kaydı. Ama köşede olduğu için kaçamamıştı. Serpil gülüp ittirmeye devam etti. Ben de yapma deyip duruyordum. Birazdan Serhat dayanamadı. Oturduğu yerden kalktı. Serpil’i ayak bileklerinden yakalayıp yukarıya doğru çekti. Serpil “Bıraksana yaa! ” diye bağırıp debeleniyor, kurtulmaya çalışıyordu. Böyle asılı gibi çırpınırken elbisesi beline kadar düşmüş tangasının zaten örtmediği harika kalçaları ortaya çıkmıştı. Bikiniden yanmamış kısmı daha açık renkti “Uslu duracakmısın bakiyim ha? Uslu duracakmısın ? ” Diyor bir yandan da sevgilimin kalçalarını bakmadan edemiyordu. Sonunda Serpil, kıkırdıya kıkırdıya “Tamam. Tamam. Söz.” Dedi. Serhat bir süre daha Serpil’i ayaklarından öyle asılı tuttuktan sonra yavaşça bıraktı. Eski yerine oturdu.

Serpil yaramaz bakışlarla, eskisi gibi başını bana ayaklarını onun bacaklarımın yanına dayayıp uzandı. Üçümüz de gülüyorduk. Konuşmamıza kaldığımız yerden devam ettik. Serpil ayağını biraz hareket ettirince Serhat hemen elini üstüne koydu. Refleks bir hareketi bu. Ayağını tuttu. Sonra Serpil’in bir şey yapmayacağını farkedince rahatladı ama tutmaya da devam etti. Bir yaramazlık yapabilirdi. Konuşmamıza devam ettik. Biraz sonra Serhat’ın sevgilimin ayağını tutan elinin yavaş yavaş hareket ettiğini farkettim. Parmakları ayağının okşuyordu. Bunu çok doğal bir şeymiş gibi yapıyordu. Ben de görmemezlikten geliyordum.

Serhat, damdan düşer gibi “Güneşte daha çok yerini yakmalısın bence. Sana Bodrum’dan küçük bikiniler alalım” dedi. “Üstsüz de güneşlenmelisin.” Serpil aslında oldukça küçük bikiniler giyiyordu. Ama Biraz önce poposunun güneş görmemiş yerleri daha da seksi görünmüştü. Serpil, “Tamam olur. Yarın gidip alalım” dedi. Serhat güldü, “Ben, senaryoda erkek böyle desin diye, yazman için söylemiştim” Biz de güldük. Serpil, “Olsun gidip alalım. Film için araştırma olur. Zaten yeni bikinilere ihtiyacım var.” dedi. Serhat,” O zaman ne bekliyoruz yarını? Şimdi gidelim” dedi.

Hem alışveriş yapar hemde yemek yer, gezeriz dedik. Hemen kalkıp arabaya atladık. Serhat arabayı kullanıyordu. Ben yanına oturdum Serpil de arkada. Günlerce sakin bir hayattan sonra, Bodrum’un kalabalığı hoşumuza gitmişti. Sokaklarda öylece dolaşmaya başladık. Gerçekten üç iyi arkadaş, bir takım gibiydik. Ellerimizdeki dondurmaları yalıya yalıya vitrinleri seyrediyor, bir birimize şakalar yapıyorduk.

Sonunda istediğimiz gibi bikinileri satan bir dükkan bulduk. Sevgilim tek tek giyip bize defile yapmaya başladı. Manken gibi hareketlerine hem gülüp eğleniyor hem de tahrik oluyorduk. Satıcı kız bile her zamanki müşterilerden olmadığını farketmişti Serpil’in. Hangimizin sevgilisi olduğunu anlayamıyordu herhalde. Serpil her seferinde kıza daha küçüğü varmı diye soruyor. Kız da daha küçüğünü bulup getiriyordu. Serpil, Serhat ın da onayıyla iki çok açık bikini seçmişti. Satıcı kız “bir dakika” deyip arka tarafa gitti. Merakla bekledik. Geri geldiğinde yumruk şeklinde kapalı elini bize doğru uzattı. Gülümseyerek açtı. Neredeyse sadece ipten oluşan bir bikini vardı avucunda. “Uzun zamandır elimizde bu. Kimse almadı. Size hediyemiz olsun. Bunun hakkını siz verirsiniz”. Serhat hemen “Mükemmel ! Hem de turuncu. En sevdiğim renk.” Diye haykırdı heyecanla. Sevgilim de çok beğenmişti. O da heyecanla hemen eline alıp inceledi. Bir bana bir Serhat a bakıp “giyebilirmiyim ben bunu ya?” Diye sordu. Serhat “Önce evde bize giyersin.” Dedi. Serpil elindeki bikiniyi üstüne tuttu. “Yok gibi” dedi. Gerçektende öyleydi. “Bakalım giyebilirmiyim” deyip satıcı kıza teşekkür etti. Artık bundan küçüğünü bulamayacağımızı bildiğimiz için ödemeleri yapıp çıktık. Parasını Serhat ödemişti. “Benim fikrimdi” deyip bize ödetmedi. Serpil çıktığımızda ona sarılıp yanağından öptü. “Çok teşekkür ederim Serhatcığım. Umarım giydiğimde de hoşuna gider”

Serhat çarşıda bir vitrinde gördüğümüz ince askılı bir elbiseyi de “Sana çok yakışır bu” diyerek aldı. Serpil yine sarılıp öptü Serhat’ı. O akşam deniz kenarında bir restaurantda yemek yedikten sonra evimize döndük.

Günlerimiz güzel ve verimli geçiyordu. Hem gezip eğleniyor hem de çalışıyorduk. Çok iyi anlaşıyorduk. Çok uyumluyduk. Deniz’de yüzüyor güneşleniyorduk. Serpil yeni küçük bikinileriyle aklımızı başımızdan alıyordu her gün. En küçük olan bikinisini daha giymemişti. Ilk haftanın sonuna doğru Serpil’in senaryosunun büyük bir kısmını kağıda geçirmiştik. Ben de fırsat buldukça fotograf çekiyor film için sahne ve açıları yakalamaya çalışıyordum. Çoğu zaman Serpil ve Serhat baş oyuncu oluyorlardı görüntülerimde. Hatta bir kere gittiğimiz gece Kulübünde üçümüz birlikte dans ederken kendimi fazlalık gibi hissettim. Hayal ettiğim gibi bir tatil olmuyordu ama başka türlü heyecanlar duyduğumu da fark ediyordum. Akşam Serpil le yatıyordum ama kardeş gibiydik. Beni yanağımdan öpüyor. Iyi geceler diliyordu. Son zamanlarda yatakta onu ellemeye calismaktan vaz gecmedigim icin aramiza yastik bile koymaya baslamisti. O kadar cok seviyordum ki kizmama ragmen sonunda kabul ediyordum.

Bir kaç gecedir dışarda yemek yiyorduk. Bu akşam terasta yiyelim yine dedik. Serpil Serhat’ın aldığı askılı elbiseyi giyip terasa geldi. Bir modelden fasksızdı. Artık tamamiyle bronzlaşmış pürüzsüz teni, beyaz elbisenin içinde daha da etkileyici görünüyordu. İçindeki tangası ince kumaşdan farkediliyordu. Ikimizde durup tepeden tırnağa süzdük. Aklımızı başımızdan almıştı. Ben kameramı elime alıp fotografını çekmeye başladım. “Hadi güneşin batışını kaçırmayalım. Şöyle durun duvarın kenarında. Iyi bir sahne olacak. Güneşin açısı çok iyi geliyor” dedim. Arkalarını dönüp yan yana güneşe bakar pozisyona geldiler. Ben fotograf çekerken Serpil elini yana doğru ittirerek Serhat’ın eline dokundurdu. Serhat bunun üzerine başını yavaşca döndürüp Serpil’e baktı. Serpil Serhat’ın dokunduğu elini yumuşak bir şekilde tutuverdi. İkisi de bir birlerine dönüp bakışmaya başladılar. Çok iyi bir pozdu. Güneşin ışığı şimdi elbisenin kumaşından Serpil’in o diri göğüslerini görünür hale getirmişti. Serhat da farketmişti. Serbest olan elinin parmaklarını Serpil’in güneşin turuncu ışığıyla alev yana saçlarına geçirdi. Gözlerinin içine bakarak “Çok güzelsin Serpil” dedi. Ben bu anı fotoğraflarla yakalamaya çalışırken başını kavradı. Ona doğru eğildi. Serpil çıplak ayak parmakları üstünde yükseldi. Dudakları birleşti. Donakaldım. Sevgilim ve Serhat aşkla öpüşüyorlardı. Hani ben varken Serpil le bir ilişkiye giremezdi. Ne yapıyorlardı? Bu film değildi artık. Sevgilim ona sarıldı. Ayakta sevişiyorlardı. Ellerini alttan Serhat’ın gömleğinin içine soktu. Çıplak sırtını okşuyordu artık.

Dudakları dakikalardır ayrılmamıştı. Ben kıskançlık ve öfke içindeydim. Bir yandan da çok tahrik olduğumu farkettim. Sadece seyredebiliyordum gözümün önünde olanları. Serhat dudaklarını sevgilimden ayırdı. Biraz geriye çekildi. Serpil de. Tamam artık bitti, diye düşündüm. Ona tepeden tırnağa bakıyor güzelliğini içine sindirmeye çalışıyor gibiydi. Bir birlerine bakıp gülümsediler. Sonra hiç beklemediğim bir şey oldu. Serhat parmaklarıyla sevgilimin elbisesinin askılarını omuzunun iki yanına ittirdi. Elbise yavaşça kayarak ayaklarının üstüne düşüverdi. Sadece tangasıyla kalmıştı sevgilim. O ellemeye doyamadığım güzel memeleri dim dik duruyorlardı tayfunun önünde. Serhat onlara önce baktı. Sonra yavaşça okşamaya ardından avuçlamaya başladı. Ah, onları okşamayı nasıl özlemiştim. Serhat da üstünü çıkarttı. Tekrar sarılıp öpüşmeye başladılar. O güzel göğüsleri şimdi Serhat’ın göğsüne sürtüyordu. Serpil Serhat’ın sırtını okşarken Serhat’ın elleri arkadan sevgilimin yuvarlacık çıkık kalçalarına indi. Onları da ayni şekilde önce okşadı. Sonra avuçlamaya başladı. Artık deli olacaktım neredeyse. Sevgilime dokunmayı çok özlemiştim. Onun kalçalarını ellemek için neler vermezdim şu an. Ama cesaret edemiyordum. Tamamiyle kaybetmekten korkuyordum. Seyretmekle yetinmeye kara verdim.

Öpüşmeleri iyice ateşlendi. Daha fazla bekleyebilecek halde değildiler. Serhat onu elinden tutup minderlerin olduğu tarafa götürdü. Serpil’i minderin üstüne sırtüstü yatırdı. Ayakta şortunu ve kilotunu çıkarttı. Dim dik olmuş iri erkekliğini gördüm. Damarları farkediliyordu. Sevgilim de o sırada tangasını çıkartıp attı. Bacaklarını zarif bir şekilde iki yana ayırdı. Minik pırıl pırıl kadınlığı Bütün davetkarlığıyla ortadaydı artık. Serhat sevgilimin bacakları arasına girip üzerine uzandı.

Tekrar öpüşmeye başladılar. Serhat bir elini bacak arasına götürdü. Aman allahım sokacaktı sevgilime. Kasıklarını biraz kaldırdı. Erkekliğini sevgilimin kadınlığına dayadığını anladım. Öpmeyi bıraktı başını kaldırdı Serpil le göz göze bakışıyorlardı. Yavaş yavaş Kasıklarını indirdiğinde sevgilimin yüzü gerildi “Ahhhhh!” diye inledi. Girmişti. Serpil sımsıkı sarıldı. Bacaklarını onun beline doladı. Serhat iri vücudunun altında minicik kalmıştı. Serhat bir süre kıpırdamadan durdu bakışıyor birleşmelerini sindiriyorlardı. “Oh! Serhat içimi doldurdun. Hayatımda böyle bir şey hissetmemiştim.” Serhat duyduklarında mutluydu gülümsedi. Serpil’in içinden çıkıp tekrar abandı. Serpil Serpil’in gözleri büyüdü önce. Yine bir “Ah! ” çekti. Iki saniye nefesini topladıktan sonra. “Oh! Serhat, Sik beni!”

Serhat iyice azmıştı sevgilimden bunları duymaktan. Sokup çıkarmaya başladı. İşte o an Serpil’den hiç duymadığım inlemeler duymaya başladım. Serhat geçirdikçe o haykırıyordu. Yüzü geriliyordu. Bacakları hala Serhat’ın beline dolanmışken tırnaklarını da Serhat’ın sırtına sapladı. Serhat artık kendine kenetlenmiş haldeki sevgilimi acımasızca sikiyordu. Sevgilim “SERHAT! SERHAT! SERHAT!…” diye haykırmaya başladı. Geliyordu.Serpil’in sesi kesildi sadece nefesi duyuluyordu artik. Ama Serhat birakmadi ayni tempoyla sikmeye devam etti. Alaca karanlikta Serhat’in kasilmis kalcalarinin inip kalktigini goruyordum. Sevgilim tekrar İnlemeye başladı. Inemeleri haykirmalara donustu. İkinci defa boşalması fazla vakit almadı. Yastıkların üstünde debelenerek geliyordu. Simdi ona Serhat’in bogurmesi de eklenmisti. Ikisi birlikte geliyorlardi. Serhat sert darbelerle koyuyordu sevgilime. icine fiskirttigini anladim. Muhteşemdi. Sanki ben orada yoktum. Dunya da sadece ikisi vardi. Ve yapilmasi gereken en dogal seyi yapiyorlardi.

Ter içinde kalmışlardı. Nefeslerinin normale dönmesi dakikalar aldi. Yavasca dogrulan Serhat sırtını duvara verdi. Serpil de sırtını ona dayadı kaşık gibiydiler. Serhat ona sarılıyordu. Yüzleri bana dönüktü. Hava da kararmıştı. Serpil,”Serhat, ben hiç sikilmemişim şimdiye kadar.” diye fisildadi. Sonra da bana “Offf Tarık, aşkım anlatamam sana nasıl bir duygu olduğunu bunun. Kadın olduğumu hissettim ilk defa” Dedi sonra biraz kaygıyla “Bozulmuyorsun değilmi ? Biz her şeyi paylaşacak kadar yakınız, değil mi?”

Yaptıklarına değil de söylediklerine bozulup bozulmadığımı soruyordu Serpil? Ağzımın kurulduğundan dolayı yutkundum “Eh biraz bozulmadım desem yalan olur açıkcası” dedim. Serhat da “Kusura bakmadın değil mi Tarık? Kendime hakim olamadım” dedi. Sanki bu daha kabul edilebilecek bir şeymiş gibi “Tabii” dedim. Büyüklüğün bende olduğunu, yaptıklarından etkilenmeyecek kadar güçlü olduğumu yansıtmaya çalışıyordum. Bozuktum ama çaresizliğimi hissetmelerini istemiyordum.

Serpil heyecanla anlatmaya devam ediyordu. “Bir an zevkden öleceğim zannettim biliyormusun?” Dedi “Seninle hiç böyle olmamıştı.” Serhat beni Serpil’in sözlerine karşı korumak için araya girdi. “Yok canım abartma artık. Tarık da sana kimbilir nasıl zevk vermiştir.” Dedi. Serpil bana bakıp sevgiyle gülümsedi ” Canım benim! Tabii çok zevk verdi. Biz onunla çok güzel anlaşıyoruz. Sevişiyoruz. Özgür ve eşitliğe dayanan bir ilişkimiz var. Ama seninle özgür ve eşit olmak istemiyorum. ” Gittikçe heyecanlanıyordu konuşması. ” Senin yanında küçük ve zayıf hissettim. Senin gücüne teslim olmak hoşuma gitti. Ne istersen yap bana istiyorum. Tarık’ı hiç düşünmedim. Onunla ilişkimizi kaybetmek pahasına bile bir kere daha senin kadının olabileceğimi biliyorum. Şu an Tarık bana engel olamaya kalksa bile sana tekrar kendimi veririm biliyormusun? Çünkü seni her şeyden çok istiyorum. Sevgilin olduğunu, onu bırakmayacağını bilmemem rağmen.” Sözlerinin sonunda aşkını ilan eden bir ses tonu vardı. Bunun karşısında ben de Serhat da diyecek bir söz bulamadık. Uzun bir sessizlik oldu. Serhat ona biraz daha sarıldı. Ben küçülüp yok olduğumu hissettim.

Sessizliği Serpil bozdu. Serhat’ın kendine sarılan kolunu öperek bana döndü” Aşkım mumları yakarmısın? Şimdi biz kalkmayalım buradan.”
“Bu dediklerinden sonra hiç bir şey yapmamam lazım ama…” Deyip kalktim. Kibriti alıp tek tek mumları yaktım. Mum ışığında terli vücutları parlıyordu. Serpil’in bir göğsü görünüyordu. Diğerini Serhat’ın kolu örtüyordu. Serhat’ın kasıklarına yaslanmış kalçaları muhteşem bir kavis yapıyordu.

Serpil’in söyledikleriyle ilgili konuşmaya başladık. Serhat’la ben bu karışık durumu biraz rahatlatacak, gerginliğini azaltacak sözler bulmaya çalışıyorduk. Sohbet biraz daha değişik konulara gider gibi oldu. Hatta Serpil’le ilk flört anılarımızı anlatıyorduk Serhat’a. Serhat ona sarılan elini yukarıya kaydırdı yavaşça. Bir göğsünü avuçladı. Sohbete devam ediyorduk. Ardında ayni eli önce yavaşça beline ardından da o güzel kalçalarının üstünde yükseldi. Ağır ağır okşamaya başladı yuvarlaklığını. Serpil gerçekten çok minicik görüyordu. Ben oturduğum yerde kendimden geçiyor, bir yandan da konuşmamı sürdürüyordum.

Serhat, Serpil’i boynundan öperken kasıklarını biraz geri çekti. Elini bacak arasına soktu. Ne yapacağını heyecanla bekliyordum. Evet erkekliğini kavrıyordu. Ohh! Yine sokacaktı. Göremememe rağmen her şey ortadaydı. Kasıklarını ileri doğru ittirdiğinde Serpil hala bana cevap veriyordu. Cümlesini bitirmedi “Oh! Serhaaaaaat” diye soludu. Beni unutuvermisti. Başını arkaya doğru uzatıp dudaklarını araladı. Serhat o dolgun dudaklara yapıştı. Emmeye başladı. Ağır ağır girip çıkıyordu. Şimdi görebiliyordum Serhat’ın erkekliğinin sevgilime girişini. Serhat öne doğru ittirdikce Serpil de arkaya doğru bastırıyordu kalçalarını. Tam bir aheng içindeydiler. Dilleri bir birinin ağzında dolaşıyordu. Yine kopmuşlardı. Sevgilim elini,arkaya uzatıp Serhat’ın başınım kavradı. Kendine çekti. Ayrılmasını istemiyordu. Ihtiraslar öpüyordu onu. Serhat da bu sırada Serpil’in memelerini avuçluyordu.

Sanki 20 dakika önce o delice sevişme olmamış gibi arzuluydular. Serpil “Oh! Serhat seni göbeğime kadar hissediyorum” diyerek elini göbeğinin üstüne koydu. “İşte bu olağanüstü bir duygu, aşkım. Sen de koy elini bak. Hisset” dedi. Kızgın ve utanıyor olmama rağmen biraz bekledikten sonra ona dokunmayı çok istiyordum. Onun hissettiklerini hissetmek istiyordum. Yerimden doğrularken Serpil’in Serhat’ın elini tutup göbeğinin üstüne getirdiğini gördüm. Aşkım diye bana değil ona diyordu. Ne yapacağımı bilemedim. Yarı kalkmıştım. Farkettirmeden oturmaya çalıştım. Ama Serhat da kendisine dediğini anlamadığı için elini götürmemiş bana bakıyordu. Olayı farketti. Serpil’e Alçak sesle ” Tarık’a diyorsun zannettim. Tarık da öyle zannetti.” Dedi. Sanki Serpil’in bana gobegini elletmesi gerekir diye uyariyordu onu. Serpil şaşırdı.
-Ellesin mi peki ?”
-Ellesin de senin ne kadar mutlu olabilecegini anlasin istersen.
-Tamam o zaman. Ama kaldiğimiz yerden devam edeceksin söz mü? Tarık bozmasın zevkimizi.
-Ah! tatlım zevkimizi kimsenin bozmasi mümkün değil. Ne Tarik de ne baska biri. Öyle güzel sarıyorsun ki beni içinde.
-Tarik, AŞKIM (kelimenin üstüne espirili bir şekilde basarak beni kasteddigini ifade etti ve gülümsedi.) Gel de bu zevkimi paylaş nolursun. Elle bak göbegimi.

İçimdeki karışık duygulara ragmen kendimi engelleyemedim. Tam bir yüzsüzlük örnegi davranışla kalktım. Yanlarına gittim. Diz çöktüm. Heyecanla titreyen ellimli sevgilimin minik göbeğinin üstüne koydum. Serpil “ Hissediyormusun?” diye. Orada bir sertlik vardi galiba. Tam o sırada Serhat kasıklarını geri çekip ittirdi. Aman allahim! Evet sertligin elime carptigini hissettim. Ne kadar kocamandi. Ne kadar sertti. Serpil’in karnında bebeğimizin ilk hareketini elimle hissetmeyi hayal ederdim. Ama şimdi, sevgilimin rahminde baska bir erkegin yaragini hissetmekten tahrik oluyordum. Serhat bana nispet yapar gibi sokup çıkartmaya başladi. “Evet Askim.” dedim. “Kocaman! Tas gibi!”

Serpil tekrar başını geriye atıp dudaklarını erkegine teslim etti. Ben o darbeleri elimde daha uzun hissetmek için kıpırdamadan duruyordum. Onları rahatsiz etmek istemiyordum. Bir süre sonra Serpil Serhat’in elini tutup göbeğinin üstüne getirdi. Onun hissetmesini istyordu asıl. Elimi çekmediğimi farkeden Serpil bir an öpüşmeyi bırakıp bana döndü. Ters bir bakisla “TARIK !” dedi. Elimi ittirdi. Hakliydi durumu hissedip daha once çekmeliydim elimi ama yine de bunu daha yumuşakça yapabilirdi. Hiç olmazsa Serhat’in yaninda. Serhat da artık onu tanımıştı. Hissettiği gibi davranirdi. Hafifçe güldü. Ben bir şey demeden eski yerime gectim. Onlar kendi dünyalarına döndüler. O gece bazan romantik bazan şehvetle saatlerce önümde seviştiler. İkisinin her hareketini, agizlarindan cikan her kelimeyi ve sesi beynime kazidim.

Akşam yatağa gittiğimizde Serpil’e sarılarak sevişmek istediğimi belli ettim. Artık benimle sevişmemesi bir neden yoktu. Onun için, bütün gece deli olmama rağmen 31 çekmeyip gücümü bu ana saklamıştım. Serhat’ın performansından sonra rezil olmak istemiyordum. Şefkatle bana bakıp “Aşkım Serhat perişan etti beni yapamam. Bittim gerçekten.” dedi. Arkasını döndü. Hemen uyudu.

Devamı var…

About

Browse Archived Articles by

Related

Sorry. There are no related articles at this time.

Leave a Comment

Your email address will not be published.


Parse error: syntax error, unexpected ''' (T_ENCAPSED_AND_WHITESPACE) in /home/axla/public_html/wp-content/themes/laveo/footer.php on line 60